HBYS’nin hakkı verilmiyor

Bilişim 500 araştırmasında sağlık yazılımları alanında çıkış yakalayan nadir şirketler arasında yer alan Fonet, Türkiye çapında yüze yakın hastanede çalışmalarını sürdürüyor.

Şanlıurfa merkezli olarak kurulan ve operasyon merkezini son 2,5 yılda Ankara’ya taşıyan Fonet’in Genel Müdürü Halil Nevzat Yetkin, “Fonet son dönemde mutfağı ile vitrinini eşitlemeye çalıştı. 2003 yılından beri sektördeyiz. Bugüne kadar mutfak ağırlıklı olarak çalışan bir şirkettik. O yüzden tanıtım faaliyetlerine de çok girmedik. Son birkaç senedir bunu değiştirmeye çalışıyoruz. Daha önce işi ile müşteri memnuniyeti ile yaptığını artık ben de burada varım diyerek sürdürüyor” dedi.

Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri (HBYS) sektöründe genel müdürü genel müdür yardımcısı tamamen profesyonellerden oluşan tek şirket olduklarını iddia eden Yetkin, sağlık yazılımları sektörünün bu yöne doğru evrilmesi gerektiğinin de altını çiziyor.  

Hastanelerde profesyoneller yönetimde olmalı


Kamuda bilişimi bilen insan sayısının çok az olduğunu ifade eden Yetkin, karar vericiler doktorlar olmasının beraberinde bazı problemleri de doğurduğunu belirtti. HBYS’nin hastanelere yapılan birer ihtiyaç alımı gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yetkin, HBYS’nin hakkının verilmediğini düşündüğünü söyledi. Yetkin,“Hastaneye alınan bir yatakla HBYS arasında bir fark olduğunu düşünmeyen yöneticiler var. Hastane’de yatak olmazsa olmaz HBYS olmazsa olmaz şeklinde bir yaklaşım. Aslında elinizde çok muazzam bir ürün var. Hastanelerinizi de bakanlığınızı da bu sistemlerle çok iyi yönetebilirsiniz. Elinizde son model bir yarış arabası var ama siz bu arabayla ekmek almaya süt almaya gidiyorsunuz” şeklinde konuştu.

ABD’de HBYS’nin her bir modülünün farklı bir şirket tarafından yürütüldüğünü Türkiye’de ise 40-50 modüllük bir yazılımı tek bir şirket ürettiğine dikkat çeken Yetkin, Yetkin, “Türkiye’de maalesef rakamlar çok düşük. ABD’de her firma bundan para kazanarak uzmanlaşırken marjların çok dar olması yüzünden Türkiye’de her şeyi kendimiz yapmak durumundayız.

Hastanelerin başına profesyonelleri işletmeci olarak getirilmesi gerektiğini aktaran Yetkin, Sağlık Bakanlığı’nın da bu sorunun farkında olduğunu bu konuda bir tasarı yasanın hazırlandığını ancak henüz gerekli adımlar atılmadığını da hatırlattı.

AB yazılım için 200 milyar Euro bütçe ayırdı

Bilişim sektörünün henüz Türkiye’de tam anlamıyla farkında olunmadığını ifade eden Yetkin, 3İ ülkeleri olarak bilinen İrlanda, Hindistan ve İsrail’in son 10 yılda gerçekleştirdiği gelişmeye dikkat çekerek şunları söylüyor: “Bu ülkeler bilişimi stratejik bir sektör olarak kabul ediyor. Gerekli destekleri sağlıyor, ilgili kurumları oluşturuyor, bu sektöre uygun bürokratlar atayalım diyorlar. Bu yolla şuan Hindistan’ın 2010 yılında sadece yazılımdan beklediği ihracat tutarı yüz milyar dolar. Bu rakamları küresel şirketlerin taşeronu olarak kazanıyor. Bir de bunu kendi yazılımınızı, kendi veritabanınızı, kendi güvenlik yazılımınızı ürettiğinizi düşünerek hesaplayın” dedi.

AB’nin 2010 yılı yazılım bütçesinin 200 milyar Euro olduğunu anımsatan Yetkin, sadece yazılıma ödenecek bu rakamdan Türkiye’nin tek kuruş para almadığına dikkat çekiyor. Türkiye’nin yazılım konusunda geç kalmaması gerektiğini ifade eden Yetkin, katma değeri yüksek olan bu sektörün işsizlik sorununa da önemli bir katkı sağlayacağını belirtti.

Hükümetin Türkiye’nin bilişim sektörü konusunda anlamlı bir yol haritası oluşturması gerektiğini vurgulayan Yetkin, “Geç kalındı ancak hala bu konuda adım atılabilir. Sektör düzenleyicileri olsun bakanlık olsun sadece sektörü iletişim alanından ibaret görmemeli. Bilişim sektörünün her anlamda potansiyeli yüksek ve bu harekete geçirilmeli” dedi.
 
<< Geri